3 Mayıs 2009 Pazar

travesti
İnsan hayatı, duygu ve yönelimleri bir çizgiyle sınırlandırılabilecek kadar basitmiş gibi çizgiyi aşanlara marjinal deniveriyor (margin=sınır). Gey, lezbiyen, travesti ve transeksüel bireyler, vicdani redciler hep bu marjinal olarak nitelenen gruba dahiller. Marjinallerin sayıları azınlıklardan da az olmakla -ya da öyle görünmekle- birlikte en çok ezilen ve zarar gören grup da yine onlar. Bunun sebebiyse çoğu zaman örgütlü olmamaları ve toplumsal yapıyı oluşturan ataerkillik, erkeklik, evlilik, askerlik gibi temel kavramları sarsan varoluşları. Haliyle, eşcinsellik gibi marjinal bulunan yönelimler çoğu zaman ezilen sınıflar içinde bile tabu olarak görülüyor. Örneğin, Türkiye’deki sol örgütlenmelerin çoğunun homofobik oluşu ve ancak birkaç tanesinin LGBTT özgürleşme hareketine destek vermesi bu şekilde açıklanabilir. Öte yandan azınlıkların ve marjinallerin unutulmaması gereken ortak bir kaderleri var: “yok edilmek istenmek”. Evet, bu ülkede sadece Türkler Ermenileri, Sünniler Alevileri öldürmüyor. Bu ülkede bir baba eşcinsel olduğu için oğlunu öldürebiliyor ya da birbirini hiç tanımayan insanlar cellât ve kurbana dönüşebiliyor sırf biri transeksüel diğeri sözümona “erkek” olduğu için... Türkiye’de azınlıklar ve marjinaller tek tek avlanıyor ve yok edilmek isteniyor. Neden mi? Kimin çizdiği belli olmayan bir çizgiyi aştıkları için. Fakat “varolmak çizgiyi aşmak demektir”. Hepimiz ısrarla aşıyoruz o çizgiyi ve devam edeceğiz... Kimimiz dinimizle, kimimiz dilimizle, kimimiz de cinsel yönelimimizle
istanbul travestileri

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 
ankara travestileri istanbul travestileri antalya travestileri izmir travestileri